01 Eylül 2007 Cumartesi

YENİ BLOĞUM

BLOGCUYA TRANSFER OLDUK BUNDAN SONRA YOLCULUĞUMUZA ORADA DEVAM EDECEZ. EŞLİK ETMEK İSTİYORSANIZ BUYRUN TIKLAYIN

17 Ağustos 2007 Cuma

İRADE

Benim yıllardır binlerce düşünce arasından çekip çıkarmaya çalıştığım felsefeye, sanki bazıları doğuştan sahip. Ben nefsime karşı mücadele üstüne mücadele verirken; birisi aklının dediğinden gayrisine yüz vermemiş, tuttuğu istikamette koşar adım giderken, nefsin her türlü oyalama teşebbüsünü boşa çıkarmış.

13 Ağustos 2007 Pazartesi

HAKİKAT

Bir psikolog gibi çöksen başıma
Çözülse sırlar senin dilinde
Benimde meçhuller çıkar karşıma
Geçmişin kim bilir hangi yelinde

Şüphe her şeyden şüphe, çatlayacak
Deli başım yüreğinde uslansın
Öyle bir şey göster ki bana gerçek
İlelebet değişmeden kalsın

08 Ağustos 2007 Çarşamba

CEMİL MERİÇ

Cemil Meriç’i muhalif yapan, belki de onun sevilmek, bilinmek ve anlaşılmak ihtiyacına cevap vermeyen çevresiydi. Çevresi: onun dehasını tasdik imkanı varken; boş işlerle uğraşan edebiyat muhiti, Linda, dostları yani çağdaşları. Bu yüzden yunan mitolojisinden semavi dinlere, Marks’tan tarihin en kıytırık adamına kadar herkes onun övgüsüne yada ilgisine mashar olurken; çevresindekilerden (çağdaşlarından) eleştiri oklarına hedef olmayan pek az.
Dünyası kitaplardı. Oradaki en küçük bilgi kırıntısı en pespaye düşünce hürmete layıktı onun için. ‘Goriot Baba’ sokaktaki adamdan daha gerçekti. Ruhları vardı bütün karakterlerin. Ne söyleyeceklerini bilirdi; dosttu hepsiyle. Onlar gibi olmak istiyordu; kitaplarda gerçekleşmek, ölümsüzleşmek istiyordu. İlk adım: ‘Jurnal’.


(muptedi bu yazıyı 22 Haziran 2003 tarihinde yazmış.)

07 Ağustos 2007 Salı

DERT – NİMET

Derdimin kıymetini bilemedim.
Abdes alır yada namaz kılarken, yalnız ahiretimi değil;
onunla birlikte irademi ve öz saygımı da inşa ettiğimi bilemedim.

İhtiyaçlar, zorunluluklar ve sorumluluklarımın, beni hareket etmeye
zorlayarak; tembellik girdabının içinde boğulmamı engellediğini bilemedim.

Şer bildiğim birçok şeyin hayırlara vesile olduğunu; düşman bildiklerimin,
beni eğitmek ve bilemek için yollara dizilmiş nimetler olduğunu bilemedim.

Nefsime koyduğum her sınırla birlikte biraz daha güçlendiğimi; gerçek zaferlerin
hasımlarıma karşı kazandıklarım değil, nefsime karşı kazandıklarım olduğunu bilemedim.

Hasılı bedenimi ve ruhumu zinde tutanın; beni odun kadar duyarsız, inek kadar meselesiz
olmaktan alıkoyanın; binlerce şükretsem gene kadrini bilemeyeceğim, bizim gibi gafillerin
adına dert dediğimiz, perdenin ardından üzerimize saçılan nimetler olduğunu bilemedim.

05 Ağustos 2007 Pazar

ÇIĞLIK

Bağırıp duranmı, boğulup duranmı;
Bir şey var içimde.
Nağmelenip nağmelenipte şarkı olamayan
Nedir? Genç yazarlarımızdan birinin maya dediği,
O şekillenme döneminde, ruhuma işlenen yarıklar mı
Yoksa genlerimde taşıdığım meşum bir tohum mu?
Böylesine bir tesirle ruhumu saran, kurtulamadığım,
Her zayıf anımda boğazıma sarılan.
Belki ikisi de…

30 Temmuz 2007 Pazartesi

ÖNCE KENDİN


Aşağılayıcı durumlara düşmeme müsaade ediyorsun. İşin kötüsü bende ediyorum. Bakalım ne zaman isyan edecek gururum? Zalimsin bir kriz anında ilk önce; kendi gururun, kendi şahsiyetin, kendi acın sonra belki başkaları..
Oysa farkında değilsin ama karşımda bulduğun güçlü konumu, benim seni kırdığımı düşündüğümde attığım geri adımlara borçlusun.

Neyse ki ben karşı taraf lehine atılmış adımları, gerçek üstünlük vesilesi kabul edenlerdenim


(bu satırlar 2 şubat 2006 tarihinde dökülmüş muptedi'nin defterine)

28 Temmuz 2007 Cumartesi

ACİZİM


O, bir müsküler distrofi hastası olmasına rağmen, bu onun kendi evinde dolaşmasını, ihtiyaçlarını karşılamasını engellemezdi. Ancak bir haftadır dizine musallat olan bir şişkinlik-ağrı, bunları yapmasını engelledi. Neyse ki ailesinden gördüğü destek onun bu zorluklara katlanabilmesini kolaylaştırdı.
Böyle zamanlarda o; kendiyle yüzleşir, aczini kabul eder ve bu güne kadar hissettiği her türlü kibir kırıntısından utanır ve Rabbine derki :Ya Rabbi ne kadar zayıf, sefil ve her an senin yarattıklarına ne kadar muhtacım. Sen ailemle arama muhabbet koymasan kim tutar elimden.


(muptedi bu yazıyı 22 Kasım 2004 de yazmış)

19 Temmuz 2007 Perşembe

AKIL, GÜZELLİK vePARA

Akıl, güzellik ve para. Bunlarda aynı ellerde toplanma temayülü vardır. Bu nimetlerden birine sahip olan bir erkek, yine onlardan en az birine sahip bir kadınla; kadında yine böyle bir erkekle evlenmek ister. Soy ağacı bu nevi izdivaçlarla düğüm düğüm olan ailenin gen havuzu güzellik ve zekayla, hazine odası da parayla dolar.

16 Temmuz 2007 Pazartesi

EREZYON

Bugün evet belki bugün, bütün yüklerimden sıyrılmak için gerekli adımları atabilirim. Gerçi bunu yapabilecek kararlılıkta olduğumdan şüpheliyim. Ama her geçen gün eridiğimi hissediyorum. Bu erozyona daha ne kadar dayanabilir ruhum?

(8-10-2003 te dökülmüş bu sözler muptedinin defterine)