05 Temmuz 2007 Perşembe

BAKIŞ AÇISI

Elimde “Yakın Tarih Ansiklopedisi” adında bir kitap var. Vakit gazetesinin vermiş olduğu kitabın kaç cilt olduğunu bilmiyorum elimde sadece birinci cildi mevcut. Kütüphanemin bir köşesinde yalnızlığa terkedilmişti, bu ara okuma şehvetimi harekete geçirecek bir kitap olmadığı için gözlerim ona yöneldi. Aslında bir kere daha bu kitaba başlamış ve kongrelere kadar gelmiştim ama sıkılmış, bırakmıştım. Neyse yeniden başladım ve Tanzimat tan Amasya tamimine kadar geldim.
Kitabın girişinde resmi tarihe alternatif bir kaynak olduğunu söylüyor yazarları. İçeriği de bunu doğruluyor. İşte bu iddia aklıma şu düşünceleri getirdi.
Siyasetle bir parça meşgul olduğumuz için çok önceleri, bizden farklı düşünenlerin, siyasi ve ideolojik rakiplerimiz de diyebiliriz bunlara; olaylara, tarihe ne kadar tek taraflı bakabildiğini fark etmiştik. Ancak daha sonraları fark edeceğimiz bir şey bizi hakikat denilen salim vadiye ulaştıracaktı. Bu, aynı kampta yer aldıklarımızın da bu tek taraflı bakışı sergileyebildiğiydi (ki bu fark ediş fikri ilerlemenin de bir gereğidir)
Özellikle bazı konularda onlarla ters düşünce bu bariz bir şekilde ortaya çıkıyordu.
Eski halimizi düşününce-sorgulayınca bizimde aynı at gözlüğünü yıllarca taktığımızı anladık : evet, rakiplerimizin her konuda hatalı bizimse her konuda haklı olduğumuz dan nasılda emindik.
İnsanlar tarihe de olaylara da böyle bakıyor. Bu düşünce dünyasında çok yaygın. Oysa kıstaslarımız aynı olmalı fikrimizi destekleyen delilleri, verileri tereddüt göstermeden alıp fikrimizin aleyhine olanları bırakmak fikir namusuyla bağdaşmaz bizi doğruya da götürmez. Bu kitabın böyle tek taraflı yazılmış olduğunu söylüyor değilim. Söylediğim resmi tarihin önümüze koyduklarını da alternatif tarih olma iddiasında olanların önümüze koyduklarını da bu gözle okumamız gerektiği

0 yorum: